artience Toyo Printing Inks Avrasya Ambalaj İstanbul 2025’te regülasyonlara uygun ürün serilerini öne çıkardı
artience Group şirketi Toyo Matbaa Mürekkepleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Stratejik Planlama Müdürü Pınar Demir Altın: “Mısır’dan ve bazı Afrika ülkelerinden müşterilerimiz ve potansiyel müşterilerimiz geldi. Bu yıl geçen yıla göre ihracat açısından daha umutluyuz.”
Avrasya Ambalaj İstanbul 2025 – 30. Uluslararası Ambalaj Endüstrisi Fuarı’nda Toyo Matbaa Mürekkepleri, ziyaretçilerine Nisan 2025’te açılışı yapılan yeni fabrikasının tanıtım filmini göstererek üretim gücünü ve teknolojik yatırımlarını tanıttı. Şirket, ayrıca ürün gruplarında metal ambalaj, likit mürekkepler ve ofset alanlarında regülasyonlara uygun kaplama ve mürekkep serilerini ön plana çıkardı.
Fuar boyunca yoğun ilgi gören artience standında, firmanın Stratejik Planlama Müdürü Pınar Demir Altın, sorularımızı yanıtladı.
Avrasya Ambalaj İstanbul 2025 her sene tekrarlanan ve hem katılımcısı hem ziyaretçisi ile prim yapan bir fuarımız. Ama her sene yapılmasının yorucu ve maliyetli olduğu konusunda da katılımcı görüşleri var. Sizin yorumunuz nedir?
-Bunu daha önce TÜYAP yetkililerine de iletmiştim; bence de Türkiye koşullarında bu fuara her yıl katılmak oldukça zorlayıcı.
Ancak TÜYAP yetkilileri de haklı olarak, “Keşke Interpack ya da Drupa gibi iki ya da üç yılda bir olsa” dediğimizde, fuara çok yoğun talep olduğunu belirtiyorlar. Bu yıl 386 bir çok firmaya stant yeri veremediklerini ve bekleme listesinde çok sayıda katılımcı bulunduğunu söylüyorlar. Dolayısıyla bu kadar yoğun talep varken, TÜYAP’ın fuarı her yıl düzenlemek istemesi son derece anlaşılır. Yine de kişisel görüşüm, fuarın iki yılda bir yapılmasının verimliliği artıracağı yönünde. Çünkü çoğu zaman firmaların stantları, tasarımları hatta içerikleri bile benzer kalabiliyor. Bununla birlikte fuarın sağladığı avantajlar da yadsınamaz.
Ar-Ge müdürlerimiz ve satış yöneticilerimiz burada; Gaziantep’ten, Ankara’dan, İstanbul’dan gelen birçok ziyaretçimizle dört gün içinde bir araya geliyoruz. Normalde bu kadar çok müşteriyi yerlerinde ziyaret etmek istesek, aylar sürecek bir program planlamamız gerekirdi. Fuar sayesinde ise tüm paydaşlarımızla aynı anda buluşabiliyor, yoğun ama bir o kadar da verimli görüşmeler gerçekleştirebiliyoruz. Bu nedenle Avrasya Ambalaj Fuar’ı; kısa sürede birçok paydaşla bir araya gelmemizi sağlayan, hem verimli hem de keyifli bir platform.
Fuarda hangi ürünlerinizi öne çıkardınız? Gelen talepler ne yönde, nasıl karşılıyorsunuz?
-Bu yıl fuarda, Toyo Matbaa Mürekkepleri olarak Ar-Ge gücümüzü ve yenilikçi ürün yaklaşımımızı ön plana çıkardık. Geri dönüştürülebilir hammaddelerle çalışan, düşük migrasyonlu, su ve bitkisel yağ bazlı mürekkep serilerimizi, BPA içermeyen metal ambalaj iç kaplamalarını ve esnek ambalajlarda alüminyum yerine kullanılabilen oksijen bariyeri ile UV-blok kaplamalar gibi inovatif çözümlerimizi ziyaretçilerle paylaştık. 2024 yılında, bildiğiniz üzere bağlı olduğumuz Toyo Ink Group adını artience Group olarak değiştirdi. Geçtiğimiz yılki Avrasya Ambalaj Fuarı’nda, bu marka dönüşümümüzü ve “art (sanat)” ile “science (bilim)” kavramlarını bir araya getiren yeni felsefemizi ziyaretçilerle paylaşmıştık. Bu yıl ise 14 Nisan’da Manisa’daki yeni fabrikamızın açılışını gerçekleştirdik. Açılışımıza sektörden birçok paydaşımızı davet ettik ve yaklaşık 1.000 kişilik bir katılım sağladık. Dolayısıyla Avrasya Ambalaj 2025, bizim için sadece ürünlerimizi tanıttığımız bir fuar değil, aynı zamanda yeni fabrikamızı ve şirketimizin dönüşümünü de anlatabildiğimiz bir platform oldu.
Yeni fabrika neler kazandırdı?
-Yeni fabrikamız, tamamen teknoloji, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı bir üretim anlayışıyla tasarlandı.Bu yatırım ileri teknoloji kullanımı ve çevreci uygulamalarıyla da bizi bir üst seviyeye taşıdı. Tesisimizde tam otomasyonla işletilen üretim hatları ve bina otomasyon sistemleri sayesinde tüm süreçleri dijital olarak izleyip yönetebiliyoruz. Yeni nesil makinelerimiz ve dikey üretim yapımız, hem yüksek verimlilik hem de enerji tasarrufu sağlıyor. Elbette fabrikanın en önemli kazanımlarından biri de çalışanlarımız için yarattığı konforlu ve modern çalışma ortamı oldu. Tasarım aşamasından itibaren her detay, ergonomi, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı planlandı. Kısacası Manisa’daki yeni fabrikamız, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin üretim anlayışına da yanıt veren, sürdürülebilir ve yüksek teknolojiye dayalı bir yatırım oldu.
Eski fabrika devam ediyor, değil mi?
-Evet, mevcut fabrikamız aynı şekilde faaliyetlerine devam ediyor. Yeni fabrikamızda solvent bazlı likit mürekkepler ve laminasyon tutkalları üretiliyor. İki tesisimiz de birbirini destekleyecek şekilde yapılandırıldı ve üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirmek için kademeli bir entegrasyon süreci yürütüyoruz.
Sıradan bir gözle bakıldığında matbaa mürekkepleri sektörü çok yenilik barındırmıyor gibi görünebilir. Ancak işin içinde olanlar için durum aslında çok farklı. Ziyaretçilerden gelen talepler hangi konularda yoğunlaşıyor?
-On iki yıldır bu sektörde çalışıyorum ve açıkçası işe başlamadan önce ben de mürekkebi sadece kalem ya da yazıcı kartuşlarında kullanılan bir malzeme olarak biliyordum. Ancak bu süreçte mürekkebin, metal ambalaj sistemlerinden esnek ambalajlara, ofset matbaa mürekkeplerinden kitap ve parfüm kutularına, hatta cebimizdeki paralardan televizyon ekranlarındaki renk pigmentlerine kadar hayatın her alanında yer aldığını gördüm. Evet, gazete sektörü küçülüyor ama esnek ambalaj, karton ambalaj ve etiket gibi büyüyen alanlar da var. Bu yıl fuarda ziyaretçilerle geçtiğimiz yıllardan farklı olarak sadece ürünlerimizi değil, dijital dönüşüm ve yapay zekâ konularını da konuştuk. “Yapay zekâyı üretim sistemlerinize nasıl entegre ediyorsunuz, Ar-Ge süreçlerinde kullanıyor musunuz?” gibi sorular geliyor. Bu da sektörün artık sadece renklerle değil, veriyle ve teknolojiyle de dönüşmeye başladığını gösteriyor.
Mürekkep tüketiminde trendler ne yönde gelişiyor? Sizin portföyünüzde hangi mürekkepler öne çıkıyor, satışlarda grafik ne gösteriyor?
-Sektörde genel eğilimler son yıllarda oldukça net. Gazete mürekkeplerinde azalma eğilimi sürüyor. Ofset mürekkepleri ise kullanım alanına göre hacim olarak küçülse de hâlâ istikrarlı bir pazar oluşturuyor. Fleksibıl ambalaj tarafı, özellikle pandemi döneminde temizlik ve hijyen ürünlerine yönelik talebin artmasıyla önemli bir büyüme yaşadı ve bugün de sektördeki en dinamik alanlardan biri olmaya devam ediyor. Global ve yerel araştırmalar bu tabloyu destekliyor. Ambalaj ve etiket mürekkepleri, özellikle flekso ve rotogravür sistemlerde büyümesini sürdürüyor. Türkiye özelinde de esnek ve gıda ambalajı segmentlerinde talebin arttığı, bu alanların yayın baskısına kıyasla daha hızlı geliştiği görülüyor.
İhracatta durum nedir?
-İhracat tarafında, Avrupa ve Orta Doğu pazarlarındaki konumumuzun yanı sıra Afrika ve Doğu Avrupa’da büyüme potansiyeli görüyoruz. Bu bölgelerde özellikle su bazlı ve laminasyon tutkalları gibi çevre dostu ürün gruplarına ilgi artıyor.
Yurt içinden ve yurt dışından ziyaretçi profilini nasıl değerlendiriyorsunuz?
-Geçen yılki fuarda yurt dışı ziyaretçi sayısı bizim açımızdan biraz daha sınırlıydı. Bu yıl ise tablo daha olumluydu. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen iş ortaklarımızın yanı sıra, Mısır ve bazı Afrika ülkelerinden müşterilerimizi ve potansiyel iş ortaklarımızı standımızda ağırladık. Genel olarak bu yıl, hem ziyaretçi profili hem de görüşmelerin niteliği açısından ihracat tarafında daha umut verici bir fuar geçirdiğimizi söyleyebilirim.